HERKESE BİRAZ KUANTUM

Kuantum Fiziği, madde ve ışığın, atom ve atom altı boyutlardaki durumunu inceler. Bu teori ile moleküllerin, atomların yapısını ve bu yapıyı oluşturan elektron, proton, nötron, kuark, gluon, gibi taneciklerin özelliklerini anlamaya çalışır. Teori ayrıca, taneciklerin birbirleriyle olan etkileşimlerini ele alır.İnsan beyninde kararların nasıl alındığı ve bunun davranışlara nasıl dönüştüğü kuantum alanına girmektedir.

Ülkemizde kuantum fiziği yeniyeni merak edilmeye başlamışken birçok gelişmişülkede bunlar ticari safhaya ulaşmış, ülke gelirlerinin önemli bir kısmını oluşturmuştur (bilgisayarlar, televizyonlar, kredi kartı ile alışveriş vb.)

 Klasik fiziğe göre yasalar değişmez kabul edilmiş;bu evrende meydana gelen her şeyin kesin bir sebebi ve bundan dolayı kesin bir sonucu vardır,şeklindeki determinist görüş kabul görmüştür. Newton’a göre evren, saat gibi tıkır tıkır işleyen bir mekanizmadır ve evrende şansa yer yoktur. Her şey bilinebilir ve öngörülebilirdi. ‘‘Artık Tanrı’ya ihtiyaçyoktur’’a kadar giden kibirli bir bakışsöz konusuydu. 19. yüzyılın sonlarında bir iki olay dışında neredeyse her şey çözümlenmiş gibi bakılmaktaydı. Bu olaylarıçözmek için yapılan çalışmalar olaylarıçözeceğine dahada karmaşık hale getirmiş ve bilimde kara bulutlar çöreklenmişti. Artık klasik fizik eksik fizik haline gelmişti.

Kuantum fiziği ile, klasik fizikteki ‘‘bir şey ya vardır ya yoktur’’ anlayışından ‘‘hem vardır hem yoktur’’ anlayışına geçilmiştir.

Klasik fizik evreni sürekli olan modellerle açıklamaya çalışırken, kuantum fiziği evreni süreksizlik ile açıklamaya çalışmıştır. Parçacıklar hiç durmayan bir hareketle var olmakta, aynı anda yok olmaktadır. Ancak bu olay o kadar hızlı gerçekleşir ki insan tarafından fark edilemez. Evrende her şey diridir. İbn Arabi: ‘’Kainatta hiçbir mahluk yoktur ki canlı olmasın. Çünkü varlık alanında her mahluk Allah’ hamdı ile tesbih etmekle meşguldür. Lakin onların tesbihi anlaşılmaz ancak ilahi keşif yoluyla anlaşılabilir. Hakkı ancak diri ve canlı olan mahluktesbih eder. Şu hale göre evrendeki her şey diridir. ‘’Bil ki Allah Teala Hazretleri  ‘O her gün (an) ayrı bir şe’n (tecelli ) dedir.’’

Fizikteki gelişmeler sonucuışığın hem dalga hem de parçacık karakterini gösterdiği anlaşıldı ve bu özellik bütün maddelere genişletildi (1923, L. De Broglie). Onları bazen parçacık bazende bir dalga biçiminde algılarız. Bohr’a göre ışığın dalga karakterine göre deney yaparsak dalga, tanecik özelliğine göre deney yaparsak tanecik olarak ortaya çıkar. Evrende tam bir determinizmden değil olasılıklardan bahsedilir olmuştu.  Kuantum ezberi bozmuş, anlaşılması zor bir teori olmuştur. Bu teorinin kurucularından N. Bohr Kuantum teorisiyle ilk karşılaştığında muhtemelen onu hiç anlamamışlardır. Bu teoriyi anlamadıklarını düşünenler üzülmesinler Einstein’ında kabulde zorlandığını söylemişlerdir. (Bu teorinin kurucularından Einstein kendi öngörülerinin ve klasik fiziğin yanılabileceği ihtimalini ‘‘Tanrı zar atmaz’’ meşhur sözüyle reddetmiştir.

Dalga karakteri parçacığın bütün bilgisini içerir. Ancak bu bilgiler olasılık fonksiyonu ile ifade edilmektedir. Kuantum fiziği temelde olasılık fiziğidir.

Klasik fizikte her zaman aynı girdiler aynıçıktılar oluştururken kuantum fiziğinde aynı girdiler farklıçıktılar oluşturabilir.Klasik fizikte bir maddenin belirli bir zaman noktasındaki yerini ve hızını biliyorsanız bundan sonra istediğiniz bir zamanda nerede olabileceğini ve hızını hesaplayabilirsiniz.

Kuantum fiziği ile birlikte parçacıkların aynı anda hem dalga hem tanecik gibi davrandığıiçin aynı anda birkaçşekilde ve yerde bulunduğu, aralarında haberleştikleri, kesinlik yerine ihtimallere sahip evren anlayışı oluşmuştur.

Kuantum fiziğinde bazı olaylar vardır ki, bunlar klasik olarak düşünmeye alışmış insanlar için çok yadırgayıcıdır. Bu olayların fiziksel nedenleri de tam olarak bilinmemektedir. Bu nedenle kuantum fiziği, üzerine çok rahat felsefe yapılabilir konumdadır.Ancak bu felsefe yaklaşımların bazıları bilimsellikten çok uzaktır.

Daha kuantum fiziğine başlamadan kafanız karıştı değil mi? Kimin karışmadı ki!Ünlü fizikçilerden Bohr; ‘‘Birisi kuantum fiziğini düşünürken zihni allak bullak olmuyorsa onu hiç anlamamış demektir.’’ demiştir.

Kuantum, Peygamberimizin ‘‘Rabbim eşyanın hakikatini göster’’dediği, Yunus’un‘‘kendini bilme ilmi’’ diye bahsettiği şey olabilir miydi?

Bilim dünyası son yarım asırdır ne gördüklerinden ne de görmediklerinden emin olamıyor.

Hava alemin maddi cephesini iletirken esir maddesi alemin manevi cephesini iletir.

Kuantumun en şaşırtıcı yanlarından birisi gözlemcinin insanın kendisinin de olayın bir parçası haline gelmesidir. Alemin istediğimize, niyetlerimize cevap verecek şekilde yaratılmış olduğunun ne kadar farkında bir hayat sürüyoruz?

Çift yarık deneyini duymuşsunuzdur. Bu deney ışığın dalga karakterinde olduğunu kanıtlayan deneylerden biridir. Burada deneyin fiziksel kısmına çok girmeyeceğim ancak bir fizikçi olarak hiç bahsetmesem ayıp olur. Çift yarıkla oluşturulmuş materyale ışık düşürüldüğünde perde üzerinde sadece yarıklar hizasında iki aydınlık beklenirken ışık girişim yaparak aydınlık ve karanlıklardan oluşan bir desen oluşturuyor. Bu deneyi elektronlarla yaptığımızda çok farklı sonuçlar elde edilmektedir. Elektronlar tek yarıktan geçirildiğinde tek şerit oluyor. Ancak çift yarıktan geçirildiğinde çift şerit değil madde dalga gibi davranıp girişme modeli oluşturuyor (çoklu şerit).

Bu sonuç karşısında şaşkınlık yaşayan bilim insanları materyalin önüne elektronik bir izleme aleti koymuşlar. Elektronlar çift yarık deneyinde gözlemci olduğunda zeminde girişme modeli değil iki şerit gözlemişler. Bu bilimde bir devrim oluşturmuştur. Gözlemci varken ve yokken farklı sonuçlar!.Özetle elektronlar tek yarıkta tek iz; çift yarıkta ise eğer gözlemci varsa çift iz, gözlemci yoksa girişme modeli (çoklu iz) oluşturuyor. Elektronlar sanki gözlemlendiğinin farkında!Ölçmeye ya da gözlemlemeye kalkarsak ya dalga ya da parçacık karakteri öne çıkar. İkisi aynı anda saptanamaz. (Heinsenberg belirsizlik ilkesi: Her şey bilinemez,öngörülemez, sınırlar var).

 Gözlemleyen, gözlemlenen olgunun dışında değildir.Gözleyen ve gözlenen ayrı değil. Tasavvufta insan Allahın aynasıdır denir.Hadid Suresi’nde bahsedildiği gibi“ Nerede olsanız o sizinle beraberdir.Çünkü size hayat veren ruhunuz ona bağlıdır.”Modern fizik göstermiştirki gözlemler saklı olan bir bilgiyi açığa çıkarmaz aksine gözlemle bir soru sorarsınız sistem bu cevaba uygun bir yapıya bürünür,ama hangi sonucun olacağını Allah bilir.

Mevlana‘‘İki alem vardır. İlki madde alemi ikincisi mana alemi, varlık alemi gündüz gibidir olup biteni görürsün kendini kolayca ele verir mana alemi gece gibidir.Onu bulmak için mutlaka gönül ışığını yakmanız gerekir.’’tespitiyle olayı ne kadar güzel özetlemiştir.

Kuantum fiziği göstermiştir ki maddenin içinde bir sır olduğu bellidir, bu sır yavaş yavaş aydınlanmaya başlıyor.Batı medeniyetinin her şeyi çözeriz, her şeyi öngörebiliriz, yaklaşımı kişisel olarak yaşadığıhayatı ne kadar mucizelerle,tahmin edilmezliklerle dolu olduğu mikro evrende fark edildikçe şaşkınlıklar artmaktadır.

Deney gösteriyor ki madde dediğimiz şey ona nasıl baktığımıza göre şekil değiştiren bir olgudur.

 Peygamberimiz yapılan işler( ameller) niyetlere göredir.Herkes yaptığı işin karşılığını niyetine göre alır buyurmuştur.

Kuantum fiziğinin en önemli öngörülerinden bir tanesi de dolanıklıktır. Her parçacık birbiriyle bağlıdır. Buna dolanıklık denir. Dolanık parçacıklar birbirinden ne kadar uzaklaşsalar bile bingbang ile birbirine bağlı durumda oluyorlar. Birine uygulanan etki eş zamanlı olarak diğerinde de görülüyor.

2014 yılında Aspect Deneyleri adı verilen bir dizi deneyde foton çiftleri birbirinden ne kadar ayrılırsa ayrılsın birinin pozisyonunu gözlemleyerek değiştirdiğimizde kendisinden çok uzaktaki diğer çiftlerin yönü değişmiş oluyordu.

İnsanlar birbirinden bağımsız gibi görünse de aslında hepimiz birbirimizi etkiliyoruz. Milyar ışık yılı uzaklıkta bulunan küçük bir göktaşına dünyamızın etkisi olması gibi. Evrende tüm parçacıklar bir bütünün parçalarıdır.O halde dünyanın bir ucundaki Müslümanlara, insanlara karşı sorumluluklarımız olduğu gerçeğinin ne kadar farkındayız?

Metin Oruç

Özel Sevgi Fen ve Anadolu Lisesi Fizik Öğretmeni

Kaynakça:

İbn Arabi, Füsus

Mevlana Celaleddin-i Rumi, Mesnevi

Caner Taslaman, Kuantum Teorisi

Bilim Teknik dergisi (2008, sayı  486, sayfa 36)

Capra, Fiziğin Taosu

Akyüz, Kuantum Kuramı 100 Yaşında

Mahmud Erol Kılıç, Tasavvuf’a Giriş