ERKEN YAŞTA DİL EĞİTİMİ

Erken yaşta yabancı dil eğitim ve öğretimi konusu son yıllarda giderek önem kazanmakta olan bir konudur. 21. yy'da globalleşen bir dünyada birden fazla yabancı dil edinmek elzem hale gelmiştir. Doğumdan itibaren beş yaşına kadar çocuğun beynindeki nörofizyolojik mekanizma çok faaldir ve bu mekanizma-nın yardımıyla dil otomatik olarak beyne kaydedilmektedir. Çocuklar için bu yaş aralığı kalıcı öğrenmeye en açık oldukları vakittir, çocuk duyduğunu ve gördüğünü kamera gibi kaydetmektedir. Söz konusu özellik bu yaştan sonra yavaşlar. Çocuklarımızın hayatlarının en verimli dönemi olan 0-5 yaş arasındaki bu büyük fırsatı kaçırmalarına izin vermemek gerekmektedir. 

Yabancı dil eğitiminde doğru yöntem ve eğitmen çok önemlidir, yaşayan dili doğru şekilde edindirmek ancak dile hakim bir eğitmenin birlikteliğinde mümkündür. Aynı zamanda derslerde sadece hedef dilin kullanılması çocukların dile adaptas-yonunu hızlandıracağı için vazgeçilmezdir. Derslerde kullanılan yöntem ve teknikle-rin yaş grubuna hitap eden oyunlar, şarkılar gibi aktivitelerle oluşturulması dili daha keyifli edinmelerini sağlayacaktır. Öğrenme sürecinde çocuğa hassas yakla-şılmalı, bu süreçte deneme yanılma ile doğruya ulaşabileceği olumlu motivas-yonlarla hissettirilmeli, öğrendiği yabancı dili konuşması konusunda baskı yapılma-malıdır. Tüm bunlar çocuğun okulda tercih edilen yabancı dil derslerinde başarılı olmasına yardım edeceği gibi  çocuğun başka yabancı dil öğrenmekten de zevk almasını sağlayacaktır. Çocukların en iyi yabancı dil eğitimi alacağı yer okuldur. Dil okulu seçiminde de çok dikkatli olunması gerekmektedir.  Her bir çocuğun öğrenme yöntemi farklıdır.  Kimi görerek, kimi resim yaparak veya yazarak (daha büyük çocuklar için ), kimi duyarak, bazı çocuklar da hareket halindeyken öğrenirler.
Unutulmamalıdır ki çocuk anadili konuşmaya sesleri duymaya başladıktan 1-1.5 sene sonra başlar, yani 1-1.5 yaşında anadilini konuşmaya başlar.  Yabancı dil eğitimi süresince de durum böyledir.  Çocuklar önce yabancı dilde konuşulanları duyar, dinler, 1-1,5 sene sonra duydukla-rını söylemeye başlarlar.  Dolayısıyla ebeveynler bu süre zarfında  “Çocuğum neden konuşmuyor?” diye endişelenme-meli. Çocuğun üzerindeki baskı çocuğun öğrenimini çok olumsuz etkilemektedir. Çocuğun öğrendiği yabancı dile hakim ebeveynlerin çocuk okuldan eve döndü-ğünde onunla eğlenceli yöntemlerle tekrarlar yapması büyük önem taşımak-tadır. Örneğin; çocuğunuz o gün okulda hayvanların  İngilizcesini öğrendiyse eve döndüğünde evdeki oyuncakları, kitapları kullanarak oyunlar oynayabilir, kitap okuyabilir ve şarkılar söyleyebilirsiniz.  Yabancı dil de kulaktan öğrenildiğinden özellikle evde çocukların yabancı dilde şarkı veya hikaye dinlemesi çok önemlidir.
Çocuğun erken yaşlarda yabancı dil öğrenme gerekliliğini temellendirecek birçok neden vardır. Bunların başında, yabancı dil öğrenme olgusunun çocuk üzerinde düşüngüsel gelişim olarak olumlu sonuçlar vermesi ve çocuğun zihinsel gelişimini düzenlemesidir. Erken yaşta yabancı dil öğretimi çocukta düşünmeye yönelik kıvraklık ve esnekliği, dinleme yetisini ve hassasiyetini geliştirir. Aynı zamanda anadilinde anlama kabiliyetini geliştirir. Çocuğa, insanlarla daha kolay iletişim kurma olanağı sağlar. Yabancı dil olgusu, çocuğun zihnini diğer kültürlere açar ve çocuğa diğer ülkelerdeki insanları anlama ve değerlendirmede yardımcı olur.