İnsanoğlunun hep olagelen çabası anlamak ve anlaşılmak üzerinedir. Her türlü rol ve ilişki biçiminde, öncelikle anlaşılmaktır muradımız. Kendimizi ve karşımızdakini anlamadan ne anlaşılmak ne de anlaşmak mümkündür.

İletişimi başlatan “ihtiyaç”tır. Derdimizi anlatmaya ihtiyaç duyduğumuz için iletişim kurarız. Dolayısıyla karşımızdakini doğru anlamanın yolu da ihtiyacını tespit etmekten geçmektedir. Hele bir de ebeveyn ve öğretmen olarak “insan yetiştirme” gibi bir sorumluluk söz konusu olduğunda doğru tanımak, uygun şekilde davranmak, şekillendirmek ve “ihtiyaç karşılamak” ehemmiyet kazanmaktadır.

Son yıllarda eğitim, psikoloji ve insan doğası alanlarıyla ilgilenen çoğu bireyin duyduğu “Enneagram” ve bir eğitim modeli olarak da planlanan, sistemli çalışmaların yürütüldüğü “9 Tip Mizaç Modeli (DTMM)”nin literatürde yerini almasıyla birlikte “Kendini ve Başkasını Tanıma, Anlama” konusu yeni bir boyut kazandı.

Mizaç, karakter ve kişilik kavramları; bireysel farklılıkları konu alan pek çok disiplin tarafından ele alınmaktadır. Birbiriyle ilişkili ama farklı olan bu kavramlar, sıklıkla birbirinin yerine de kullanılmaktadır. “Enneagram Sistemi”nin yorumlanmasıyla oluşturulan yeni bir mizaç modeli olan “Dokuz Tip Mizaç Modeli (DTMM)”; bu kavramların tanım, sınır, kapsam ve birbirleriyle ilişkilerini açıklamanın yanı sıra hem bireyler arası farklılıkların hem de bireyin kendi içindeki değişimlerin incelenmesine yönelik yeni bir perspektif sunmaktadır.

Dünya’da ilk kez Türk araştırmacılar tarafından ortaya konmuş özgün bir mizaç modeli olan DTMM, yaşam içerisinde temelde dokuz farklı mizaç tipi olduğunu öne süren ayrıca bireysel farklılıkları mizaç kavramından yola çıkarak bilimsel yöntemlerle açıklayan bir modeldir. DTMM’de; bireylerin mizaç tipine göre olumlu ve olumsuzluğa açık riskli potansiyel özellikleri, rahatladıkları veya stres - baskı altında kaldıkları durumlarda davranışlarında meydana gelen değişiklikler ve ayrıca kendi mizaç tipinde bulunmayıp aile, eğitim, kültür vb. yollarla sonradan öğrenebilecekleri özellikler; kapsamlı, tutarlı ve bütüncül bir biçimde anlatılmaktadır.

DTMM’nin tanımladığı 9 mizaç tipine ait olan özelliklerden bahsetmeden önce, modelin mizaç, karakter ve kişilik kavramlarının tanımına değinmek, sistemin amacını kavramakta faydalı olacaktır.

Mizaç (huy); doğuştan gelen ve yaşam boyu değişmeyen, kendine özgü algı, arayış, motivasyon ve potansiyelleri bulunan yapısal bir çekirdektir. Kişilerin yaşamdaki temel ihtiyaç, beklenti ve bakış açılarını belirler. Buradan hareketle mizacı, bireylerin nesilden nesile aktarılan özellikler ve bedenine ait özelliklerin (cinsiyet, saç-göz rengi v.b.) genetik kodunu barındıran DNA’ya benzetebiliriz. Nasıl ki DNA kişinin bedensel özellikleri de dahil vücuduyla ilgili tüm bilgiyi içeriyorsa, psikolojik DNA kabul edilebilecek mizaç da kişinin sergilemeye eğilimli olduğu tüm davranışsal, duyuşsal ve bilişsel özellikleri içerir.

Karakter; mizaç özelliklerinin kararlılık, belirginlik ve süreklilik göstermesiyle meydana gelir. Mizacı bir tohum olarak kabul edersek, karakteri ağacın kalın dallarına benzetebiliriz. Örneğin, mizacında öfkeli olma özelliği bulunan birinin birçok durumda belirgin ve sürekli bir biçimde öfkeli davranışlar sergilemesi ve çevresindekiler tarafından “öfkeli biri” olarak tanımlanması artık onun karakterine dair bir özelliktir.

Kişilik; mizaç yapısının, cinsiyet, zekâ ve biyolojik etkenler gibi büyük oranda değişmeyen şartlar ve yaşadığı çevre, kültür, aile, aldığı eğitim, yaşanılan olaylar gibi kısmi olarak değişebilir şartların etkileşmesiyle kişilik meydana gelir.

DTMM’nin yaklaşımına göre her birey 9 mizaç tipinden birine dâhildir ve ait olduğu mizaç tipinin özelliklerini taşır. Fakat bu, dünyada yalnızca 9 tip insan vardır demek değildir. Bireyi şekillendiren sadece “mizaç” olmadığı için, “karakter” ve “kişilik”le beraber bireysel faklılıklar ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla mizaç tipi modeli bireyi etiketleme ya da bir sınıflandırmaya tabi tutma olarak değil “aynı kefeye koymadan” bireysel farklılıkları anlamlandırma çabası olarak yorumlanmalıdır.

Anne-baba ve öğretmenlerin her zaman bir “kıyas”ı vardır. Çalışkan komşu çocuğu, zor şartlarda başarıya ulaşmış bir köy çocuğu, yarışmada birinci olmuş kuzen ya da söz dinleyen, bir denileni iki etmeyen yaşıtlar… Bunların hiçbiri kötü niyetle söyleniyor olmasa da çocuğun faydasına yönelik olmayan, onu kendi potansiyel ve risklerini fark etmesine olanak sağlamayan ve maalesef zedeleyici yaklaşımlardır. Mizaç Modeli’nin savunduğu görüş ise bu konuda derde deva gibidir: “Balık balıktır, kuş ise kuş. Bir balıktan kuş gibi uçmasını beklemek ne denli yanlış ise; kuşun, bir balık kadar güzel yüzebilmesi için çalışmak da o denli beyhude bir çabadır. Yapılabilecek en güzel şey, balığın en güzel şekilde yüzmesini; kuşun da en güzel şekilde uçmasına destek olmaktır.”

Kendimizi ve çevremizdekileri doğru tanımak adına DTMM’nin tanımladığı 9 mizaç tipi ve özelliklerine ilişkin bilgilere kısaca bir göz atalım:

DTM1: Kusursuzluğu Arayan Mizaç Tipi: Ciddi, ağırbaşlı, tutum ve davranışlarında ölçülü, ne yaptığına ve ne konuştuğuna çok dikkat eden kendilerini kusursuz kılma adına daima doğru, tutarlı ve adaletli davranmaya çalışan, mükemmeliyetçi kişilerdir.  

DTM2: Duyguları Hissetmeyi Arayan Mizaç Tipi: Genel olarak ilişki odaklı ve sevgi dolu kişiler olup duyguları doğrultusunda hareket ederler.

DTM3: Hayran Olunacak Kendilik İmajı Arayan Mizaç Tipi: Kendine güveni yüksek, enerjik, imaj ve görünümlerine çok önem veren çevrelerinde etki ve hayranlık uyandıracak özelliklere sahip olmak isteyen kişilerdir. 

DTM4: Duyguların Anlamını Arayan Mizaç Tipi: İçe dönük, kibar, naif, özgünlüğe ve bireysel farklılığa önem veren kişilerdir. Yoğun bir hayal ve duygu dünyasına sahiptirler. Karşılarındaki kişilerin duygularını çok iyi anlayabilen empati becerileri gelişmiş, duyarlı kişilerdir.

DTM5: Bilginin Anlamına Ulaşmayı Arayan Mizaç Tipi: İçe dönük, sessiz, yalnız kalıp düşünmekten hoşlanan soğuk ve mesafeli kişilerdir. İnsanlarla ilişki kurmak konusunda çekingen ve isteksiz olabilirler, analitik düşünürler.

DTM6: Entelektüel Dinginlik Arayan Mizaç Tipi: Sakin, çevreleriyle uyumlu olmaya özen gösteren, görev ve sorumluluklarına çok dikkat eden, mantıklı, hesaplı ve kontrollü kişilerdir.

DTM7: Keşfetmenin Hazzını Arayan Mizaç Tipi: Genel olarak dışa dönük, neşeli, eğlenceli ve oldukça hareketli kişilerdir. Hayattan keyif almaya son derece önem verirler. Aynı şeyleri yapmaktan çok çabuk sıkılan, yenilik ve değişikliklerden haz alan, maceracı kişilerdir.

DTM8: Mutlak Güç Arayan Mizaç Tipi: Cesur, kendinden emin, otoriter, iddialı, cömert, koruyucu ve sahiplenici kişilerdir. Bağımsızlıklarına düşkün, girişken, risk alan, her şart ve durumda öne çıkabilen, geride durmaktan asla hoşlanmayan, liderliğe yatkın bir yapıya sahiptirler.

DTM9: Duyumsal-Hareketsel (Fiziksel) Konfor Arayan Mizaç Tipi: Uyumlu, sakin, saygılı, mülayim, utangaç, gerilim ve huzursuzluktan hiç hoşlanmayan, barışçıl ve arabulucu kişilerdir. Çatışma yaratacak durumlardan ve uyumu bozacak davranışlardan kaçınmaya eğilimlidirler.

DTMM, her bireyin yaşamı boyunca 4 mizaç tipiyle ilişkili olduğu görüşünü savunur. Kişinin temel mizacının yanı sıra bir de “Kanat Mizacı” vardır. “Kanat Mizaç” temel mizacın yanındaki iki mizaçtan biridir. Örneğin; temel mizacı DTM4 olan birinin kanat mizacı ya DTM3’tür ya da DTM5’tir. Temel ve kanat mizacın haricinde, kişinin davranışlarında stres ve rahatlama durumları da etkilidir. Örneğin, temel mizacı DTM4 olan biri, stres durumunda DTM2’nin olumsuz mizaç özelliklerini gösterirken rahat durumlarında DTM1’in olumlu mizaç özelliklerini yansıtmaktadır.

DTMM ve Enneagram gibi mizaç temelli yaklaşımların bizlere kazandırdığı en öenmli değer, “Her birey özeldir ve başarabilir.” bakış açısıdır. Her bir mizaç tipinin kendine özgü potansiyel, algısal öncelik, beklenti, motivasyon ve yönelimleri vardır. Kendimizi ve çevremizdekileri bu yaklaşımla tanımak ve ilişki kurmak, belki de o hep hayali kurulan, herkesin birbiri ile hoşça geçindiği ve kendi olarak mutlu olduğu bir dünyanın gerçekten var olmasına yardımcı olur.

 

Kaynak:

ACARKAN İsmail ve ÖZDEMİR Lütfü Kaan, (Dokuz Mizaç Modeli’ne Göre) Çocuklarda Mizaç Farklılıkları ve Kişilik Gelişimi, Kurtuba Kitap, İstanbul 2014

SELÇUK Ziya ve YILMAZ Enver Demirel, Rehber Benim (DTMM’ye Göre Rehberlik Yaklaşımına Giriş), Elma Yayınevi, Ankara,2016